Veda Haccı ve Hutbesi
İmam Müslim, Cabir (r.a.)’dan senediyle rivayet etti: “Rasulullah (s.a.v.) Medine’de tam dokuz sene kaldı, hacc etmedi. Nihayet onuncu yıldı, halka Rasulullah (s.a.v.)’in hacc edeceği duyuruldu. Bunun üzerine halk akan akın Medine’ye geldi. Rasulullah (s.a.v.)’e uyup, onunla haccetmek istedi. Ve Rasulullah (s.a.v.) Zilkade’ den beş gece kalmışken Medine’den yola çıktı. Devesi Beyda’da çökünce, onun önünde binekli ve yaya yürüyenlere baktım gözümün erebildiği kadar... Sağı böyle, solu böyle, arkası böyle, ucu bucağı yoktu kalabalığın... Rasulullah (s.a.v.) ise aramızda, ona Kur’an inip durur.
Rasulullah (s.a.v.) Mekke’ye üst yandan, Keda tarafından girdi: Beni Şeybe kapısına vardı. Beyt-i Haram’ı görünce; “Yâ Rab! Bu beytin şerefini, ta’zimini artır. Bereketlendir, heybetlendir. Onu ta’zim eden, Hac ve Umre ile ona gelip teşerrüf eden, ciddiyet ve takva ile saygı ve hürmet gösterenleri artır.” diye dua etti.
Böylece Rasulullah (s.a.v.) gitti, haccını yapıp halka hac menasikini öğretti. Sünnetlerini yaparak açıklamış oldu. Ve Rasulullah (s.a.v.) Arafat’ta, çevresine toplanmış muazzam müslüman cemaate, son derece şümûllü hitabede bulundu. Metni şöyleydi:
Veda Hutbesi
"Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.
"İnsanlar! bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl bir mübarek şehir ise canlarınız, mallarınız, namuslarınızda öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.
"Ashabım! Muhakkak Rabbinize kavuşacaksınız. O’ da sizi yaptıklarınızdan dolayı sorguya çekecektir. Sakin benden sonra eski sapıklıklara dönmeyiniz ve birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyetimi burada bulunanlar bulunmayanlara ulaştırsın. Olabilir ki burada bulunan kimse, bunları daha iyi anlayan birisine ulaştırmış olur.
"Ashabım! "Kimin yanında bir emanet varsa, onu hemen sahibine versin. Biliniz ki faizin her çeşidi kaldırılmıştır. Allah böyle hükmetmiştir. İlk kaldırdığım faizde Abdulmuttalib`in oğlu (amcam) Abbas`ın faizidir. Lakin ana paranız size aittir. Ne zulmediniz nede zulme uğrayınız.
"Ashabım! "Dikkat ediniz, cahiliyeden kalma bütün adetler kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Cahiliye devrinde güdülen kan davalarıda tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib`in torunu İlyas bin Rabianın kan davasıdır.
"Ey insanlar! "Muhakkak ki şeytan şu toprağınızda kendisine tapınmaktan tamamen ümidini kesmiştir. Fakat siz bunun dışında ufak tefek işlerinizde ona uyarsınız bu da onu memnun edecektir. Dinimizi korumak için bunlardan da sakınınız .
"Ey insanlar! "Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emri ile helal kıldınız. Sizin kadınlar üzerinde hakkınız, kadınlarında sizin üzerinizde hakkı vardır. Sizin kadınlar üzerindeki hakkınız yatağınızı hiç kimseye çiğnetmemeleri, hoşlanmadığınız kimseleri izniniz olmadıkça evinize almamalarıdır. Eğer gelmesine müsaade etmediğiniz bir kimseyi evinize alırsa Allah size onları yatakların yalnız bırakmanıza ve daha olmazsa hafifçe dövüp sakındırmanıza izin vermiştir. Kadınlarında sizin üzerinizdeki hakları, meşru örf ve adete göre yiyecek ve giyeceklerini temin etmenizdir.
"Ey müminler! "Size iki emanet bırakıyorum, onlara sarılıp uydukça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah'ın kitabı Kur' an-ı Kerim ve Peygamberinin sünnetidir.
"Müminler! "Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz . Müslüman Müslüman`ın kardeşidir ve böylece bütün Müslümanlar kardeştirler. Bir Müslüman kardeşinin kanıda, malıda helal olmaz. Fakat malını gönül hoşluğu ile vermişse o başkadır.
"Ey insanlar! "Cenabı-ı Hak her hak sahibine hakkını vermiştir. Her insanın mirastan hissesi ayrılmıştır. Mirasçıya vasiyet etmeye lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuş ise ona aittir. Zina eden kimse için mahrumiyet vardır. Babasından başkasına ait soy iddia eden soysuz yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan köle Allah'ın meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğrasın. Cenabı-ı hakk bu gibi insanların ne tevbelerini nede adalet ve şahadetlerini kabul eder .
"Ey insanlar! "Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Adem’in çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arab’ın Arap olmayana Arap olmayanında Arap üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvada, Allah'tan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır. "Azası kesik siyahi bir köle başınıza amir olarak tayin edilse sizi Allah'ın kitabı ile idare ederse onu dinleyiniz ve itaat ediniz. "Suçlu kendi suçundan başkası ile suçlanamaz. Baba oğlunun suçu üzerine oğlu da babasının suçu üzerine suçlanamaz. "Dikkat ediniz! Şu dört şeyi kesinlikle yapmayacaksınız:
- Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayacaksınız.
- Allah'ın haram ve dokunulmaz kıldığı canı haksız yere öldürmeyeceksiniz.
- Hırsızlık yapmayacaksınız.
- İnsanlar "la ilahe illallah" deyinceye kadar onlarla cihad etmek üzere emrolundum. Onlar bunu söyledikleri zaman kanlarını ve mallarını korumuş olurlar. Hesapları ise Allah'a aittir.
"İnsanlar! "Yarın beni sizden soracaklar ne diyeceksiniz? Sahabe-i kiram hep birden şöyle dediler; "Allah’ın elçiliğini ifa ettiniz, vazifenizi hakkıyla yerine getirdiniz, bize vasiyet ve nasihatte bulundunuz, diye şahadet ederiz". Bunun üzerine Resul' i Ekrem Efendimiz şahadet parmağını kaldırdı, sonrada cemaatin üzerine çevirip indirdi ve şöyle buyurdu;
"Şahid ol yarab! Şahid ol yarab! Şahid ol yarab!"
Veda Hutbesi’nde değinilen konuları ana hatlarıyla şöyle sıralayabiliriz.
- Müsâvât: Burada ilk belirtilen şey, insanların eşit olduğudur. Sınıf farkları, beşeriyetin yolunda bir engeldi. Padişahlar, ruhban sınıfı, şehzadeler üstün tanınırdı. Müslümanlık müsavat ilan etmiştir. Bütün insanlar Aden Oğullarıdır, arada fark olamaz.
- Köleler: Eskiden beri köleler aşağı görülen bir sınıftı. Hz. Muhammed (s.a.v.) ise kölelere iyi muamele yapılmasını tavsiye etti. Hakikaten bu sınıf merhamete şayandı. “Kölelerinize yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin.” demişti. Bu ne büyük sözdür.O zamanın köleliği yerine bugün hizmetçilik geçmiştir.
- Kan Davaları: Araplar arasında birçok felaketlere sebep olmuş bir adetti. Sonra bu adet boş inançlara, uydurma hurafelere dayanıyordu. Öldürülen kimsenin intikamı alınmadıkça ruhu yeryüzünde bağırıp gezermiş, diye inanırlardı. İslamiyet bu gibi şeyleri silip ortadan kaldırmıştır.
- Riba: Memleketleri çorak olduğu için harici ticaretle meşgul olan Araplar arasında ribâ, mürâbahacılık almış yürümüştü. İktisâdî hayatı berbad eden ribayı ortadan kaldırdı.
- Kadın Hakları: Bu mühim nutkunda Hz. Peygamber (s.a.v.) kadın erkek münasebetlerini beyan buyurmuşdur. İslamiyet kadınlara birçok haklar sağlamıştır. Halbuki eskiden kadın mal gibi sayılırdı. Kumar oyunlarında para yerine ileri sürülürdü.
- Hukuk: Bundan sonra Hz. Peygamber (s.a.v.) bazı hukûki meselelere temas etmiş, vasiyet, nesep, zina, borç, kefalet hakkındaki hükümleri bildirmiştir.
- Haram Aylar: Araplar haram ayları bozarlardı. Bir ayın yerine başka ayı alırlardı. Halbuki Eşhür-ül Hurum denilen haram aylar sayılı idi: Recep, Zilkade, Zilhicce, Muharrem ayları. Bunları, da kesin olarak beyan etti.
- Can ve Mal Emniyeti: Bu pek mühimdi. Çünkü Arabistan gibi cana kıyan, malı kapan bir yerde bunları esaslı olarak yerleştirmek lazımdı. Onun için Hz. Peygamber (s.a.v.) bunu bildirirken en tesirli bir usul olan muhavere yolunu tuttu ve sordu:
- Bugünün, ne günü olduğunu söyler misiniz?
- Allah ve Rasûlü daha iyi bilir, dediler.
- Bugün kurban günü değil mi?
- Evet yâ Rasûlallah.
- O halde hangi aydayız?
- Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.
- Zilhicce ayında değil miyiz?
- Evet yâ Rasûlallah.
- Hangi beldedeyiz?
- Allah ve Rasûlü daha iyi bilir.
- Belde-i Haram’da değil miyiz?
- Evet yâ Rasûlallah.
Böylece cemaatin alakasını uyandırdıktan sonra şunu bildirdi: O halde biliniz ki kanlarınız, mallarınız, ırzınız; bu günümüz, bu ayınız ve bu beldeniz gibi mukaddestir ve haramdır.
Arafat’taki bu hutbeden sonra şu ayet nazil oldu:
“Bugün size dininizi ikmal ettim. Size verdiğim nimetleri tamamladım ve size din olarak İslamiyet’i seçtim.”(Maide;3)
Böylece kısa bir hutbede birçok husus ele alınmış ve tebliğ olunmuştur. Başka hangi kitap bu kadar şumullüdür ve çeşitli meseleleri bir araya toplayıp halleder. bu hacda yüz binden fazla insan vardı. Hz. Peygamber (s.a.v.) burada 23 senelik faaliyetinin bilançosunu çizmiş, dinin özetini bildirmiş, mesaisinin semeresini görmüştür.
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu