İngilizce Acil Yardım Edebiyat Üzerine Genel

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

 Maruf Öztoprak
 Vaveyla-i Firak

 Yazıları / Şiirleri

  Mustafa Acar
  Hayata Dair

  Yazıları / Şiirleri

  Mustad'af
  Aykırı Düşünceler

  Şiirleri

  Sadık Albayrak
  Gelişim Durağı

  Kişisel Gelişim Yazıları

  Umut Çetinkaya

  Şiirleri


  Eyüp Sabri

  Yazıları


  Mehmet Kütükçüoğlu
  Toza Sor

  Şiirleri

  Caner Ertan
  Dardır Cennetin Sokakları

  Şiirleri



File: Şiirler-02
Description:
Author:
Date: 2007-04-12 22:29
Comments: (0)
Ratings:
Untitled Document

Gece Yarısı (kudret)

Dizilir ince ince, alnına bir soğuk ter!
Gâvur mahallesidir evimin yukarısı,
Rüzgârın salladığı bir çan durmadan öter.

Bu ses aynı şekilde uzayacak yarın da!
Bazan bir ışık gezer, tamam gece yarısı,
Karşıdaki bir evin pencere camlarında...

Şimdi gözyaşlarımla karanlığı delerim;
Bana hatırlatıyor uzun uzun her akşam
Simsiyah servileri bembeyaz perdelerim!

Korkudan büzülürüm usulca bir kenara;
Yatmak için yerimden azıcık kımıldasam,
Gölgem bir hırsız gibi tırmanır duvara



Çocuklar Korkunç (dağlarca)

Çocuklar korkunç Allah'ım,
Elleri,yüzleri,saçları.
Uyurlar bütün gece
Yok sana ihtiyaçları.

Çocuklar korkunç Allah'ım,
Bebek yaparlar haçları.
Aşina değiller hatıramıza
Severken aynı ağaçları.



Bakışsız Bir Kedi Kara (Ayhan)

Gelir bir dalgın cambaz. Geç saatlerin denizinden. Üfler lambayı. Uzanır ağladığım yanıma. Danyal yalvaç için. Aşağıda bir kör kadın. Hısım. Sayıklar bir dilde bilmediğim. Göğsünde ağır bir kelebek. İçinde kırık çekmeceler. İçer içki Üzünç Teyze tavanarasında İşler gergef. İnsancıl okullardan kovgun. Geçer sokaktan bakışsız bir Kedi Kara. Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk. Kanatları sığmamış. Bağırır Eskici Dede. Bir korsan gemisi! girmiş körfeze.



Sekiz Parça Erik Satie için (batur)

Saçlarını at kuyruğu yapan bir
kadındı, o ölümsüz nisan sabahı.
Bahçeler kestane, diken ve çocuk
topluyordu hâlâ. Bir bakıyorduk,
serin bir soluk taşıyordu sucular.
Saçlarını kısraklara doluyordu kadın

Ne zaman birbirimizi görsek, daha
o anda başkalarıydık. Bir mazgala
alıyorduk elimize, en kuytu, en
tedirgin tahtalara altın buluyorduk
titreyen, uzun parmaklarımızla. Bir
soru sorsalar, hemen susuyorduk.



Gök Yüzünü Çevir Bana (Ercan)

bende bulduğun benim de aradığımdı
sarmaşıp inceldiğimiz o nokta
hadi tut elimden gezdir sokaklarını
ansızın yakalan sağnağıma

akşam kendini karartırken geliyorsun
komşular kimbilir ne diyor
günü soyunup beni giyiniyorsun
parmakların ışıkları dinlendiriyor

gök yüzünü çevir bana
gezinsin tutkunun alevden dili
uçarken çıkardığın o ses var ya
bütün sözcüklerin özeti gibi

tanrı bu geceyi korusun



Son Aşık (çamlıbel)

Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım,
Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene
Ak düşünce saçların kumral rengine
Kollarında son aşıkın ben olacağım.
Ey başında şimdi sevda rüzgarları esen,
Böyle her gün yollarımdan geçsen de süzgün
Sen benimsin büsbütün terk olunduğun gün ...
O mukadder günü, bilmem, düşündün mü sen?

Ben bir beyaz saçlı aşık, sen bir ihtiyar ...
O gün bana yalaşırken ey ilahi yar,
Esirgeme gözlerimden bir son buseni,

Kirpiğinden yavaş yavaş bir damla aksın,
Çünkü, ruhum, sen de o gün anlayacaksın
Ki hiç kimse benim kadar sevmemiş seni!



Korkak Kadınlar Şiiri (akın)

Onlar için pazarlar, erkekler
sevda ile sıkıntı arasında
bir gider bir gelirler

gencömrü aşmak, bir dağı aşmak
sırtta çocuklar
sonra da genç sanmaları kendilerini
ol sebeptendir.

saati sormadan korkuları vardır
yitirmek tek yılgı
sevdikleri sevmedikleri de olmuşsa zamanla
şakırlar sevdiklerini de
ötekini nevroza dönüştürüp saklarlar.



Hilmi’nin Çocukluğu (yavuz)

Hilmi diyor ki yeminler
Bana çeşmeleri hatırlatır
Tabut kalın ciltli bir kitaptır
Senin de çocukluğun bir ceviz tabut muydu
Usulca bırakılan denize?

Hilmi diyor ki ben
Ucuz hüzünler kiralardım
Alyanak bir kuklacıdan
Gök binlerce mavi şapkadır
Senin de şapkan mavi miydi?
O günlerde?

Hilmi diyor ki annem
Çiçek işlemeli bir lambaydı
Karartma gecelerinde
Sen de denizleri anlıyor muydun
Yatağa girmeden?