Bir gece, küçük bir yolcu jeti Seattle'dan Vancouver'a sadece dört yolcu ile uçuş yapmaktaymış:
Bill Gates, Michael Jordan, Dalai Lama ve bir kolej öğrencisi.
Birden bir patlama olmuş ve uçağın içi dumanla dolmuş. Kokpit kapısı açılmış, pilot dışarı fırlamış ve yolculara, "Kötü haber. Yere çakılacağız ve sadece dört tane paraşütümüz var," demiş. Bunu dedikten sonra hemen bir paraşüt kapıp uçağın kapısı açmış ve aşağı atlamış.
Michael Jordan ayağa fırlamış. "Beyler," diye söze başlamış, "Ben dünyanın en iyi sporcusuyum. Ve de dünyanın muhteşem atletlere ihtiyacı var. Bu yüzden, paraşütlerden birini ben alıyorum." O da hemen bir paraşüt kapıp aşağı atmış kendini.
Bill Gates ayağa kalkmış ve, "Beyler! Ben dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın zeki adamlara ihtiyacı var. Bu yüzden paraşütlerden birini ben alıyorum." Hemen bir paraşüt de o almış ve engin gökyüzüne bırakıvermiş kendini.
Dalai Lama yanında oturan genç delikanlıya şevketli bir ifadeyle bakmış, "Evlat," demiş, "Ben uzun ve tatmin edici bir hayat yaşadım. Ben aydınlanmanın getirdiği büyük mutluluğu öğrendim. Ama,senin önünde uzun
ve verimli bir hayat var evladım. Sen paraşütü al, ben uçakla aşağı gideceğim."
Bunun üzerine kolej öğrencisi sadece gülümsemiş ve, "Buna gerek yok dostum. Dünyanın en zeki adamı az önce benim sırt çantamı giyerek atladı."