İngilizce Acil Yardım Edebiyat Üzerine Genel

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

 Maruf Öztoprak
 Vaveyla-i Firak

 Yazıları / Şiirleri

  Mustafa Acar
  Hayata Dair

  Yazıları / Şiirleri

  Mustad'af
  Aykırı Düşünceler

  Şiirleri

  Sadık Albayrak
  Gelişim Durağı

  Kişisel Gelişim Yazıları

  Umut Çetinkaya

  Şiirleri


  Eyüp Sabri

  Yazıları


  Mehmet Kütükçüoğlu
  Toza Sor

  Şiirleri

  Caner Ertan
  Dardır Cennetin Sokakları

  Şiirleri



File: Kelimeler-0015
Description:
Author: Muyar
Date: 2007-05-25 15:36
Comments: (0)
Ratings:
Untitled Document

Diğer Yayınlanmış Kelimeler için TIKLAYINIZ!
1. get on well
Okunuşu: /get on wel/

Anlamı:

(v) ... ile iyi anlaşmak.

Örnek:

We get on well with Ali.
Biz Ali ile iyi anlaşırız.
2. persuade
Okunuşu: /pısevyd/

Anlamı:

(v) ikna etmek.

Örnek:

The child persuaded by crying.
Çocuk ağlayarak ikna etti.

3. arrive
Okunuşu: /ırayv/

Anlamı:

(v) ulaşmak, gelmek (yolculuğun sona ermesi).

Örnek:

They arrived this morning.
Bu sabah geldiler.

What time does the train arrive at the station?
Tren istasyona ne zaman gelir?

4. allow
Okunuşu: /ılov/

Anlamı:

(v) izin vermek, müsaade etmek, olanak tanımak
Örnek:

I allowed my servant one day a week.
Hizmetçime haftada birgün izin verdim.

Önemli:
Olumsuz olarak kullanıldığında genel yasaklama anlamına gelir.

Örnek:

They don't allow dogs in the hotel.
Otelde köpeklere müsaade etmiyorlar.

Eğer bu durumda "allow" dan sonra başka bir fiil daha geliyorsa bu fiil "gerund" (ing) olarak gelir.

I don't allow smoking in my home.
Evimde sigara içilmesine müsaade etmiyorum.

5. gain
Okunuşu: /geyn/

Anlamı:

(v) (saat) ileri gitmek.

Örnek:
My watch has gained 5 minutes.
Saatim 5 dakika ileri gitti.

Diğer Yayınlanmış Kelimeler için TIKLAYINIZ!