1. break-broke-broken
Okunuşu: /bırek-bırok-bırokın/
Anlamı:
(adj) kırmak, bozmak.
Örnek:
My brother has broken his arm.
Benim kardeşim kolunu kırdı.
My computer was broken.
Bilgisayarım bozuldu.
2. catch-caught-caught
Okunuşu: /ke:ç-kout-kout/
Anlamı:
(v) yakalamak.
Örnek:
The police caught the thief yesterday .
Dün polis bir hırsız yakaladı.
I couldn't catch the bus this morning.
Bu sabah otobüsü yakalayamadım / yetişemedim.
3. try
Okunuşu: /tıray/
Anlamı:
(v) gayret etmek, çabalamak, (yapmaya) çalışmak.
Örnek:
They tried to cheer him at the party yesterday evening.
Dün akşam partide onu neşelendirmeye çalıştılar.
4. tidy
Okunuşu: /taydi/
Anlamı:
(v) düzenlemek, toplamak.
Örnek:
He is tidying his room.
Odasını toparlıyor.
5. lose-lost-lost
Okunuşu: /lu:z/
Anlamı:
(v) kaybetmek.
Örnek:
He has lost his car's keys.
Arabasının anahtarlarını kaybetti.
Diğer Yayınlanmış Kelimeler için TIKLAYINIZ!
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu