(Yüksek Tansiyon) Nedir?
Kan dolaşımının sağlanması için bir basınç gereklidir. Bu basıncın normalden fazla olmasına hipertansiyon denir. Hipertansiyon için kullanılan diğer bir isim ise, YÜKSEK TANSİYON'dur. Kan basıncı ölçülürken 2 kan basıncı değerine bakılır
- Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı)
- Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı)
Kalbin kasılması sırasında ölçülen kan basıncı, büyük tansiyon, kalbin gevşemesi esnasında ölçülen kan basıncı ise küçük tansiyondur. Hem büyük tansiyon hem de küçük tansiyonun normalden fazla olması hipertansiyon'dur.
Hipertanyonlu bireylerin yaşam tarzını düzene sokmaları, fazla kilolarından kurtulmaları, İlaçlarını kesintisiz olarak almaları gerekmektedir.
18 yaş ve üstündeki erişkinlerde kan basınçlarının normal, yüksek ve bunların da l -2-3. evreleri ile ilgili değerler tabloda belirtilmiştir. Erişkinler için kan basıncı sınıflandırılması.
Bugün büyük tansiyon (sistolik) için kan basıncının 140 mmHg, küçük tansiyon (diastolik) için kan basıncı 90 mmHg'nin üzerinde bulunması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır.
Kan Basıncı
|
Sistolik |
Diyastolik |
Optimal |
<120 ve |
<80 |
Normal |
<130 ve |
<80 |
Yüksek-normal |
130-139 veya |
85-89 |
Hipertansiyon |
|
|
Evre I ( Hafif ) |
140-159 veya |
90-99 |
Evre II ( Orta ) |
160-179 veya |
100-109 |
Evre III ( Şiddetli ) |
> =180 veya |
> = 110 |
Yalnız sistolik hipertansiyon |
>140 |
<90 |
Genetik yatkınlığın yanı sıra, menopoz ve stres de hastalığın açığa çıkmasını kolaylaştırır.
Hipertansiyonun nedenleri:
- Hipertansiyonla hastaların yaklaşık % 95'inde herhangi bir neden bulunamaz, ancak risk faktörlerinden söz edilebilir. Bu gruba bilim dilinde esansiyel (primer), günlük kullanım dilinde sinirsel (asabi) hipertansiyon denilmektedir. Bu gruptaki hastalar genellikle orta yaşlı, kilolu, sınırlı fiziksel aktiviteye sahip, fazla tuz tüketen, fazlaca alkol tüketen ve sigara içen kimselerdir.
- Genetik yatkınlığın, siyah ırkın, menopozun ve stresin de hastalığın açığa çıkmasını kolaylaştırdığı bilinmektedir.
- % 5'lik gruptaki hastalarda hipertansiyonu başlatan bir neden sözkonusudur. Sekonder (ikincil) hipertansiyon denilen bu grupta yüksek tansiyon, böbrek ve böbreküstü hastalıklarından, hormonal hastalıklardan, doğum kontrol hapı kullanımından kaynaklanabilir.
Hipertansiyonun belirtileri nedir?
Hipertansiyon, genellikle ciddi yakınmalara yol açmayabileceğinden yıllarca farkedilmeyebilir. Genellikle doktora başvurma şikayetleri;
- Baş ağrısı
- Ense ağrısı
- Başta sıcaklık hissi ve zonklama
- Yüzde kızarma, ateş basması
- Göğüste basınç hissi
- Derin nefes alma ihtiyacı
- Çarpıntı hissi
- Göğüs ağrısı
- Kulakta uğultu
- Konsantrasyon bozukluğu.
Kan Basıncı Ne Zaman Ölçülmemeli
- Belirli bir iş yapmak için çaba harcandıktan sonra
- Yemekten sonra
- Sigara içtikten sonra
- Alkol aldıktan sonra
- Aşırı heyecanlı, üzdün veya sinirli olduğu zamanlarda
- Nezle ve grip ilaçları kullanırken ölçülmemelidir.
Hipertansiyonun Önemi
Hipertansiyon çok yaygın bir hastalıktır. Hipertansiyon, kalıcı sakatlık ve ölüm nedeni olan toplumsal bir sorundur. Hastaların azımsanmayacak bir kısmının kan basıncı yüksekliğinin farkında olmaması, hipertansiyonun önemini artırmaktadır. Hipertansiyon, değişik böbrek, kalp, damar hastalıklarına, felçlere ve görme kaybına yol açabilir. Tuz tüketiminin fazla olduğu toplumlarda, kan basıncı yüksekliğine daha sık rastlanır. Özet olarak; toplumdaki 5-6 erişkinden birinde, kan basıncı yüksekliği vardır.
Hipertansiyon tanısı nasıl konur?
Tanı konması için kan basıncı; hasta yaklaşık 20 dakika direndikten sonra tekniğine uygun ölçülmeli ve birbirinden farklı zamanlarda yapılan üç arı ölçümde de kan basıncı yüksek çıkmalıdır.
Olguların büyük bir bölümünde dikkatli bir ölçümle yüksek tansiyon tehlikesi olup olmadığı belirlenebilir; gerekirse hasta kan basıncını evde kendi kendine de ölçebilir.
İkincil yüksek tansiyonun nedenlerini saptayabilmek için genel bir muayene yapılması önemlidir. Özellikle kol ve bacak atardamar nabızlarının kolayca alınıp alınamaması, atardamarlardaki nabız vuruş şiddetinin birbirinden farklı olup olmaması, böbrek atardamarının karından stetostopla iyiye dinlenmesi gereklidir. Ayrıca idrar tahlili yapılır ve kanda üre, ürik asit, kreatinin, sodyum ve potasyum gibi elektrolitlerin düzeyi belirlenir.
Hipertansiyonun sebebi nedir?
Hipertansiyonun tek bir sebebi yoktur. Oluşum mekanizması bakımından iki tür yüksek tansiyon vardır: Birincil (ya da esansiyel) ve ikincil. Birincil yüksek tansiyonun nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, hastalığın oluşumunda kalıtım, ruhsal açıdan çabuk etkilenen heyecanlı kişilik, şişmanlık gibi bazı etkenler saptanmıştır. İkincil yüksek tansiyon aşağıdaki hastalıklardan sonra ortaya çıkabilir: Böbrek dokusu ve böbrek atardamarlarında yerleşen hastalıklar (akut ve kronik böbrek iltihabı, polikistik böbrek), böbreküstü bezinin kabuk bölümündeki hastalık nedeniyle kortizon ya da aldesteron hormonlarının fazla salgılanması sonucu görülen Cushing hastalığı ve Crohn hastalığı, böbreküstü bezinin iç kısmının (medulla) tümörü (feokromositom), aortun kalpten çıktığı bölgedeki darlığı, kafa içi basıncının artması.
Hipertansiyon vücuda nasıl zarar verir?
Bir kimsede arteriyol denen küçük kan damarları herhangi bir sebeple daraldığı zaman kalp daha kuvvetli kasılarak kanın basıncını yükseltir ve daralmış damardan geçmesini sağlar. Bu durum tedavi edilmez ve uzun süre devam ederse değişik organların kan damarlarında bozukluklar oluşmaya başlar. Kanama, dolaşım bozuklukları ve fonksiyon bozuklukları görülebilir.
Hipertansiyonun zamanla vücutta yol açabileceği bazı problemler şunlardır:
Arteriyoskleroz (Damar sertliği): Bu durum da sonuçta kalp krizi, felç gibi problemlere yol açar.
Kalp büyümesi: Sürekli yüksek basınçta kan pompalamak zorunda kalan kalbin kendi kasları büyür ve kalınlaşır, bir müddet sonra da kalp yetmezliği gelişir.
- Kalp krizi
- Böbrek hasarı
- Felç ve beyin kanaması
- Görme bozuklukları
- Cinsel yetmezlik
- Mental bozukluklar
Kimler Hipertansiyon riski altındadır?
Aslında herkes. Ama bazıları daha fazla risk altındadır:
Menapoz dönemindeki kadınlar, yaşlılar, sigara içenler, şişmanlar, ailesinde hipertansiyon olanlar, yoğun stres altında olanlar, şeker hastaları, alkol kullananlar, gebeler.
Hipertansiyon nasıl tedavi edilir?
Belirti ve yakınmaların az yada çok olmasına bakılmaksızın tüm yüksek tansiyonluları tedavi etmek gerekip gerekmediği tartışması şu çözüme bağlanmıştır: Küçük kan basıncı 90 mmHg'nin (mm civa basıncı) üstünde olan tüm hastaların tansiyonu 85 mmHg düzeyinde tutulacak biçimde tedavi uygulanmalıdır.
İkincil yüksek tansiyonda tedavi öncelikle temelde yatan hastalığın tedavisine yöneliktir; birincil yüksek tansiyonla ve basıncı normale inmesiyle sorun çözülemezse komplikasyonların tedavi edilmesi gerekir.
Birincil yüksek tansiyonun tedavisinde genel önlemlerin yanı sıra ilaç tedavisi uygulanır. Genel önlemler kısaca şunlardır:
Beslenme - Bazı istatistikler sanayileşmiş toplumlarda nüfusun yarısından çoğunun fazla kilolu olduğunu göstermektedir. Şişman hastanın normal kilosuna getirilmesi büyük önem taşır. Hafif ya da orta derecede yüksek tansiyonlu hasta, çoğu zaman yalnızca kilo vererek kan basıncını normal değerlere düşürebilir. Verilen her kilo için diyastolik (küçük) kan basıncının 2 – 3 mmHg azaldığı saptanmıştır.
Özellikle hayvansal kökenli doymuş yağlar (tereyağı, içyağı) az kullanılmalıdır. Bu maddeler aşırı miktarda alınırsa kandaki kolesterol düzeyi artar; buna bağlı olarak yüksek tansiyon ve öteki kalp ve dolaşım sistemi hastalıkları açısından risk yükselir. Sebzeyle beslenen topluluklarda çok az kişide yüksek tansiyon görüldüğü gözlenmiştir.
Besinlerde aşırı tuz alımı da engellenmelidir. Tuz kendi başına güçlü bir damar büzücüdür ve tansiyonu düzenleyen bazı sistemleri etkiler. Son zamanlarda dikkatlerin odaklaştığı bir başka nokta ise potasyumdur. Potasyumca biraz zengin bir diyetin henüz tam olarak aydınlatılamamış mekanizmalarla tansiyonu düşürdüğü gözlenmiştir. Kahve de kan basıncında birkaç saat süren 5 – 20 mmHg'lik yükselmelere yol açtığından kısıtlı miktarda alınmalıdır. Aşırı alkol alımı da zararlı olabilir, aşırı alkol alındığında sempatik sinir sisteminin uyarılmasına bağlı olarak uzun süreli yüksek tansiyon görülür.
Sonuçta, yüksek tansiyonlu hasta peynir ve öbür süt ürünleri de içinde olmak üzere çok az hayvansal yağ ve tuz tüketmeli, bol meyve ve sebze yemelidir. Gerekenden çok kalori almamalıdır.
Hareketsiz yaşamla savaş - Yüksek tansiyonlu kişiye önerilen yüzme, yürüyüş, jogging, bisiklet ve kayak gibi sporlar izotonik tiptedir. İzometrik egzersizler (ağırlık kaldırma) önerilmez. Tansiyonu sürekli yüksek olan kişi, önerilen egzersizleri uygularsa, sistolik ve diyastolik kan basıncıyla, kalp atım hızının düştüğünü görecektir.
Gevşeme teknikleri - Sanayileşmiş toplumlarda çok yüksek düzeyde olan ruhsal gerilim tansiyonun yükselmesine neden olabilir. Bu nedenle son yıllarda tansiyonun düşmesinde yararlı olduğu saptanan gevşeme tekniklerinin kullanımı gündeme gelmiştir.
Sigara dumanından uzak durma - Tek bir sigaranın dumanının tansiyonda 15 – 20 dakika süreyle ani ve birkaç mmHg'lik yükselmeye yol açtığı kanıtlanmıştır. Aşırı sigara içen kişinin sürekli yüksek tansiyon tehlikesiyle ne ölçüde karşı karşıya kaldığı kolayca anlaşılabilir.
Birincil yüksek tansiyonun tedavisinde yalnızca deneyimler sonucunda seçilen bazı ilaçlar kullanılır. Sabit bir tedavi tablosu yeğlenmemekle birlikte, kan basıncını düzenleyen mekanizmalar hakkında kazanılan bilgilerin yardımıyla değişmeyen bir tedavi planının uygulanmaya sokulabileceği düşünülmektedir.
Yüksek tansiyon, vücutta aşırı su ve sodyum tutulmasına bağlı anormal bir sıvı birikiminden kaynaklanıyorsa; tedavide idrar söktürücü ilaçlar kullanılır; yüksek tansiyon damar büzüşmesine bağlıysa, bunu önlemeye, çözmeye yönelik ilaçlar öncelik kazanır. Ara biçimlerde ise her iki tür ilaç birden kullanılır.
Hipertansiyondan korunmak mümkün mü?
Genellikle evet. Başka bir sebebe bağlı (ikincil) hipertansiyondan korunma ve tedavi, altta yatan sebebin tespiti ve tedavisiyle mümkündür.
Yaş, ırk, cinsiyet, irsiyet gibi özelliklere bakmaksızın herkes için yüksek tansiyon önlemede altın kurallar şunlardır:
- İdeal kilonuzu koruyun. Bu sebeple dengeli ve yeterli beslenmek esastır. Fazla kilonuz varsa mutlaka zayıflamalısınız.
- Fiziksel olarak daha hareketli olun. Bol bol yürüyün. Düzenli spor yapın. Asla hareketsiz ve hantal olmayın.
- Sigara içmeyin. İçiyorsanız mutlaka bırakın.
- Alkolden uzak durun. Alkole asla prim vermeyin.
- Tuz ve Sodyumu az besinlerle beslenin.
- Strese prim vermeyin, sakin olun.
- Huzurlu ve mutlu bir ortamda yaşamaya gayret edin.
- Düzenli sağlık kontrolleri yaptırın.
Hastalara Öneriler
1. Hastalar kendi kan basınçlarını ölçmeyi öğrenmeli ve olanakları varsa bir tansiyon aleti ve steteskop almalıdır. Böylece beyaz önlük hipertansiyonu önlenir.
2. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-Kur gibi sağlık sigorta güvencesi olanlar eğer hastalıklarını belirtir bir heyet raporu alırlarsa ilaçlarına hiçbir ücret ödemezler. Bu konuda doktorları yardımcı olacaktır.
3. Hastalar ölçtükleri kan basıncı değerlerini kaydetmeyi alışkanlık haline getirmelidir. Bu amaçla, aşağıdaki gibi basit bir form rahatlıkla kullanılabilir. Kan basıncı değerlerinin kaydedildiği form, doktora giderken evde veya iş yerinde unutulmamalıdır.
Hasta adı : XXXXX |
|||
Tarih |
Saat |
Kan basıncı |
Kullanılan ilaçlar |
5.11.1998 |
8.00 |
17 / 10 |
Fludex 1x1 |
6.11.1998 |
12.30 |
18 / 11 |
|
6.11.1998 |
18.00 |
16.5 / 9.4 |
|
.......... |
..... |
.......... |
|
Hipertansif hastalar şanslıdır çünkü hipertansiyonun farkındadırlar.
Hipertansiyon, günümüzde tedavi edilebilir bir hastalıktır.
Hipertansiyonla mücadele bir savaştır, önce zihinlerde kazanılmalıdır.
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu