Erozyonun Zararlarını Görebiliyor muyuz?
Erozyonun ortaya çıkardığı en büyük zarar yeniden meydana gelmesi binlerce yıl gereken toprağımızın sürüklenip gitmesidir. Erozyonla kaybedilen 1 cm kalınlığındaki toprak tabakasının yeniden kazanılması için en iyi şartlarda 200–300 yıl gibi bir zaman gerekmektedir.
Tüm dünyada hayvancılığın ana kaynağı meralardır. Türkiye’deki meralar ise erozyon canavarı sayesinde yok olmak yolundadır. Günümüzde ülkemizin 21,7 milyon hektar mera alanının %90 i ıslaha muhtaçtır. Ülkemizin, hayvansal gıdalar itibariyle, artık kendi kendine yetememekte, et ihtiyacımızın çoğunu dışarıdan almaktayız.
Tarım alanlarımız ise tümüyle can çekişmekte. Toprağımızın verim düşüklüğü ve nüfus artışımız nedeniyle sürekli gerilemektedir. Nüfus artışına karşın tarım nüfusu sabit değildir. Hayvancılığa ve tarıma dayalı ekonomimiz artık yok olmaya yüz tutmuştur. Her yıl buğday ithali sürekli artış göstermektedir.
Tüm bunların yanında yaşadığımız çağın gereği olarak artık çiftçinin eğitiminin de önemi anlaşılmış ve yem bitkilerinin kültürü, çayır, mera ve sağlıklı süt konularında bilgiler verilrmektedir.
Hayatta kalabilmek için tüm canlıların ihtiyacı olan suda barajlarımızın erozyon sonucu toprağın kaymasıyla gitgide dolmaktadır. Belki de yakın bir gelecekte yağmur ve kar sularını toplayamaz duruma geleceğiz. Şimdiden barajlarımızın ömrü azalmış milli ekonomimizi tehdit eden bir konuma gelmiştir.
Yeşil örtü ve toprağın gitmesiyle jeolojik denge ve iklimin bozulması doğal varlıklarımızı korumamamız yine erozyonun dehşet verici sonuçlarındandır.
Son yıllarda devam eden İstanbul, Senirkent, Bartın, Rize, İzmir, Isparta ardı arkası kesilmeyen sel felaketlerine maruz kalmıştır.
Erozyon konusunda TEMA Vakfı çok yönlü çalışmalar yapmakta ve duyarlı olan tüm kurum ve kuruluşları bir çatı altında toplamak istemektedir.
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu