Jimnastik, vücudun çeviklik, esneklik ve denetimine dayanan, aletli ve aletsiz olarak gösteri niteliğinde yapılan sistematik hareketler bütünüdür.
Jimnastik, 1450 yıllarından 1800 yıllarına kadar gerçek anlamda bir eğitim aracı olamadı; ancak 1800'lerde yaygınlaşmaya başladı. Eski uygarlıklardan beri fiziksel egzersizlerin bir çeşidi olarak yapılan cimnastik, modern anlamda 19. yüzyılın ortasında popüler oldu. Ancak bugün izlediğimiz olaylar ve kurallar bu yüzyılın ortalarına kadar standart hale getirilmemişti. Napolyon'un orduları Almanya'yı istilaya hazırlanırken, bir papazın oğlu olan Friedrich Ludwig Jahn adlı (1778-1852) bir genç bugünkü modern cimnastiğin temelini attı.
Bundan sonra 1811 yılı ilkbaharında, Berlin yakınında olan Hasenheide denilen çayırda, ilk açık hava cimnastik alanını açmış ve böylece Alman halk cimnastiğinin temelini atmıştı.
Jahn'a göre cimnastik, ancak açık havada herkesin gözü önünde gelişebilir ve bu yüzden en küçük yerlerin bile bir cimnastik alanı olması gerekirdi. Paralel, barfiks, beygir, halka kendisi tarafından alet olarak cimnastiğe sokuldu. Ayrıca bol miktarda tırmanma, sallanma, çekme, itme, kaldırma, atlama gibi uygulamalara Jahn cimnastiğinde geniş ölçüde rastlandı.
19. yy. başında Almanya'dakine paralel olarak, bir kuzey ülkesi olan İsveç'te Pehr Henrik Ling (1776-1839), beden eğitiminde bilimsel fizyolojik esaslara dayatılan ve az zamanda birçok ülkede ortam bulan yeni bir sistem ortaya çıkardı. Ling cimnastiğe sağlam bilimsel esaslar kazandırmak amacı ile kendi kendine anatomi ve fizyoloji incelemelerine başlayıp, sonradan sistemini kurdu. Bu sistemde, insan vücudu üzerinde iyileştirici etkisi olmayan hiçbir hareketin yeri yoklu. Çünkü Ling, sisteminde öncelikle tedavi fonksiyonuna yer vermişti.
Ling, 1813 yılında İsveç Kralı XI-II. Şarl'ın desteğini kazanarak Cimnastik Merkez Enstitüsü adıyla bir öğretmen okulu kurdu ve bu arada birçok eserler verdi. Bunlardan en önemlisi "Cimnastiğin Temel Esasları" adlı kitaptır. Kitap altı bölümden ibarettir. 1. Bölüm, insan organizmasının kanunlarından, 2. Bölüm pedagojiden, 3. Bölüm askerlikten, 4. Bölüm cimnastiğin vasıflarından (öğretmen ve araçlardan) bahseder. İsveç cimnastiği, her hareketin vücut üzerinde incelenmiş fizyolojik bir etki yapmasını ister. Bütün bu değerli içeriğine rağmen bu cimnastik yüz yıla yakın süre Almanya'da reddedildi ve ancak 1851-1863 yılları arasında açık ve yeniden düzenlenmiş bilimsel esaslarıyla en uygun sistem olarak ele alındı.
Alman Friedrich Ludwig Jahn, günümüzde kullanılan artistik cimnastiği biçimlendirmiş kişi olarak, bu spor branşının babası sayıldı. İsveçli Henrik Ling de cimnastik alanında yaptığı çalışmalar ve geliştirdiği sistemler ile çağdaş cimnastiğin oluşmasında büyük rol oynadı. Uluslararası boyut kazanan cımnastikte. yarışmaları düzenlemek amacıyla 1881 yılında merkezi İsviçre'de bulunan Uluslararası Cimnastik Federasyonu FIG kuruldu.
1896'da modern olimpiyatlar başlarken seçilen yedi spor dalından biri de cimnastikti. Ama yarışmalara yalnızca erkekler katıklı. Bayan cimnastikçiler ilk olarak, 1924 Olimpiyat Oyunları'nda yarıştı. FIG tarafından resmen tanınan ilk dünya cimnastik şampiyonası 1950 yılında yapıldı. Şampiyona 1978'e dek dört yılda bir, 1979'dan itibaren iki yılda bir organize edildi. Her yıl düzenlenen dünya kupaları ise ilk kez 1975'te yapıldı.
1960 yılından sonra televizyon yayınları, bütün dünyada cimnastiğin yaygın bir spor haline gelmesini sağladı. Avrupa'da cimnastiğin hızla yayılması sonucu, birçok ulusal örgüt oluştu. Ancak FIG, uluslararası yarışmaların düzenleyicisi ve tek otoritesidir. FIG tarafından düzenlenen uluslararası cimnastik yarışmalarının başlıcaları; her iki yılda bir (tekli yıllarda) takımların katıldığı ve bireysel kategorilerde yapılan dünya şampiyonaları ile dört yılda bir düzenlenen olimpiyat oyunlarıdır. Bayanlar arası yarışmalar 1936'dan sonra kombine hareketlerde, 1952'den sonra da bütün dallarda düzenlenmeye başlandı. 1983 yılında ise ritmik cimnastik olimpiyatlara kabul edildi.
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu