Buğdayı kırıp bulgur yapmak için yaygın bir sistem vardır. Kocamaaan silindirik bir taş, ortasına bağlı bir kalas aracılığıyla at, eşek gibi bir binek hayvanının gücünden faydalanilarak dondurulurdu. Anadolu'da halen bazı köylerde kullanılır bu sistem.
Köyün ağası bir gün köylerini teftişe çıkar. Zaman da tam hasat zamanıdır. Herkez buğdayını toplamış, bulgurdur, undur ihtiyacı ne ise üretmeye çalışıyor. Köylülerden birinin eşeği ağanın dikkatini çeker. Eşeğin boynunda bir çıngırak vardır. Ağa meraklanır;
"Bu nedir?" diye sorar.
Köylü cevaplar:
"Eşek kalasın ucunda döndürürken çıngırak ses yapiy ağam," der.
"Biz de ses çıktıkca eşegin çaliştigini anliyik. Ses çıkmazsa, eşşek durmiş demektir. Gelirik, eşşegi yeniden yürütürük."
Ağa sorar:
"Peki eşşek durip kaffasini iki yana sallar ise ne olacah?"
Köylü cevabı yapıştırır:
"Ağam, seningibi akilli eşşek nerede?"