Birlikte Yaşama!
Kendimizi, etrafımızdakileri, sahip olduğumuz değerleri ve her yönüyle dünyamızı hızla tüketiyoruz. Keşke bu cümleyi şöyle kurabilseydik. "Ne mutlu bize ki, erdemli ve yerinde davranışlarla, yaşanabilir bir dünyaya her geçen gün bir adım daha yaklaşmaktayız." Maalesef bugün bunu söyleyebilme sansına sahip değiliz. Çünkü bu ortamı sağlayacak istek, bilgi ve böylesi bir amaçtan mahrumuz. İşin kötüsü iradi veya gayri iradi bunu gelecek nesillere aktarmaktan da uzağız. Dolayısıyla hemen her gün bir şekilde bize ulaşan "annesinin boğazını kesen çocuk, babasının parasını çalıp uyuşturucuya veren genç, küçük üvey çocuğuna tecavüz eden baba, yeni doğan yavrusunu çöpe atıp ölüme terk eden anne, kendisine yol vermeyen sürücüyü öldüren cani, beraber içtikten sonra arkadaşını bıçaklayan adam, bulunduğu kurumun parasını zimmetine geçiren yönetici, çalıştığı iş yerinde rüşvet alırken suçüstü yapılan memur, genç kıza ahlaksız teklifte bulunan patron, çalıştığı iş yerini dolandıran işçi... vs." türünden haberleri izlemekte, okumakta ve yazmaktayız.
Ne yazık ki bu haberlerin hiç biri uydurma değil ve her gün onlarca benzer haber, çeşitli medya organlarınca duyurulmaya devam ediyor. Bunlar münferit ve adi olaylar kapsamında değerlendirilme aralığını da çoktan geçmiştir. Şüphesiz bu haberlerin her birinin bize verdiği bir mesaj bulunmaktadır. Bunu algılamak ve tedbir almak için geç kalınmıştır, ancak tedbirleri daha da erteleme lüksüne sahip değiliz. Sosyologlarımız, psikologlarımız, aydınlarımız, sanatçılarımız, öğretmenlerimiz, imam-hatiplerimiz, yöneticilerimiz içinde yaşadığımız topluma yön veren herkes ve her kesim nereye gidiyoruz sorusuna cevap aramalı ve bu olumsuz vakaların en aza indirilmesinde ve olumlu davranışların benimsenmesinde nasıl rol alabileceğini ortaya koymalıdır. Zira, çevresini ve çevresindekileri tüketmekten öte, kendini var eden değerlerini yok eden, kuralsızlığı alışkanlık haline getiren ve hiçbir hukuki, dini, ahlaki ilkeyi benimsemeyen bir insan tipi toplumumuzda hızlı bir şekilde yayılmaktadır. Ya bu sorunu kabul edip onunla yüzleşeceğiz ve çözüm arayacağız, ya da yukarıda içimizi ürperten bu haberlerden birinin öznesi olana kadar kafamızı deve kuşu misali kuma gömeceğiz.
Eyüp SABRİ
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu