Büyük Atatürk'ün güreşe karşı olan büyük sevgisini Ferit Celal Güven'in bir yazısından da anlamak mümkündür. Güven bu yazısında diyor ki:
"..Çankaya'da büyük bir salonun ortasında kurulmuş kalabalık bir sofradayız Atatürk, hafızamda bugün gibi canlı kalan sözleriyle Türk milletinin cibilli sporculuğunu izah ediyordu:
"- Benim en çok sevdigim spor güreştir, dediler ve devam ettiler: Hangi Türk neferini, köylüsünü isterseniz soyup meydana çıkarınız. Dik omuzları, iyi, kusursuz teşekkül etmiş adaleleri, keskin yüz çizgileri, yanık tatlı renkleri, kafa yapıları, insanın ruhuna itimat ve neşe veren bir eser olarak canlanır. Spor yalnız beden iktidarının üstünlüğü sayılmaz. İdrak, zeka ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve ihatası kısa olan kuvvetliler, zeka ve ihatası yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim..
Atatürk, boş zamanlarında çok defa Muhafız Alaylarındaki erlerin güreşmelerini seyreder, onların en küçük teknik hatalarını bulup tashih edermiş.
- Dün yirmi neferin güreşlerini seyrettim. Birbirleriyle kıyasıya güreştiler. Her musabakanın sonunda bir galip çıkar. Çok ciddi kapıştılar. O kadar ki, gömlekleri parçalandı. Bu derece çetin döğüşmeye ben sebep olmuştum. Gömleklerini ödemem icap ederdi. Kendi gömleklerimi bunlara dağittırdım. Giymelerini söyledim. Hiçbirisi giymedi. Hayretle sebebini sordum:
Köylerimize çocuklarımıza ve evlerimize bundan daha büyük ne götürebiliriz? dediler..
"BURADA GÜREŞLER TERTİPLEYİNİZ!.."
Büyük Atatürk, 9 Mart 1930 günü Antalya gezisi sırasında tarihi Aspendos'a giderek orada incelemelerde bulunmuştu. Tarihi tiyatro anfisini pek beğenen Atatürk orada Antalya Müzesi Müdürüne şu direktifi vermişti:
- "Bu tiyatro binasını restore ediniz ama kapısına kilit vurmayınız. Burada temsiller verin, güreşler tertipleyiniz. "
Maruf Öztoprak
Mustad'af
Sadık Albayrak
Umut Çetinkaya
Eyüp Sabri
Mehmet Kütükçüoğlu