İngilizce Acil Yardım Edebiyat Üzerine Genel

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

 Maruf Öztoprak
 Vaveyla-i Firak

 Yazıları / Şiirleri

  Mustafa Acar
  Hayata Dair

  Yazıları / Şiirleri

  Mustad'af
  Aykırı Düşünceler

  Şiirleri

  Sadık Albayrak
  Gelişim Durağı

  Kişisel Gelişim Yazıları

  Umut Çetinkaya

  Şiirleri


  Eyüp Sabri

  Yazıları


  Mehmet Kütükçüoğlu
  Toza Sor

  Şiirleri

  Caner Ertan
  Dardır Cennetin Sokakları

  Şiirleri



File: 054. Have to (Modals)
Description: Have to'nun modal olarak kullanımı
Author: Muyar
Date: 2007-04-01 18:11
Comments: (0)
Ratings:
Untitled Document

HAVE TO

Have to, have got to, ve must temelde aynı anlama sahiptirler. Bu modal’lar zorunluluk, gereklilik, ve zaruret ifade ederler.


“I have a very important test tomorrow. So, I have (got) to (must) study tonight”,
Yarın çok önemli bir sınavım var. Bundan dolayı bu akşam çok çalışmalıyım / çalışmak zorundayım, örneğinde olduğu gibi.


Have to” günlük yazı ve konuşma dilinde “must” dan daha sık kullanılır. “Have got to” genellikle, sadece resmi olmayan yazı ve konuşma dilinde kullanılır.


Günlük konuşulan İngilizcede “have to” ( “hafta” ) , “has to” ( “hasta”) , ve “have got to” (“gotta”) şeklinde telaffuz edilirler.


- I have to ( “hafta”) go downtown today.

- Rita has to (“hasta”) go to the bank.

- I have got to (“gotta”) study tonight.


Have to”, “have got to”, ve “must” (zorunluluk bildirdiği durumlarda)’ın past formu “had to” dur.

“I had to study last night”
Dün akşam ders çalışmak zorundaydım, örneğinde olduğu gibi.


Have to” ile ilgili bu genel açıklamalardan sonra genel örneklere geçebiliriz:

1- Generaly expresses inescapable outside obligations (something that somebody wants to do, or a law, etc.) (Kanun karşısındaki zorunluluklar)

- I have to do my military service at once.
- Askerliğimi hemen yapmak zoundayım / mecburiyetindeyim.


- A passencer has to buy a ticket on the bus.
- Yolcunun otobüste bilet alması şarttır ( mecburidir.)


- He doesn’t have to do his military service at once.
- Askerliğini hemen yapması gerekmiyor.


- I had to do my military service at once.
- Askerliğimi hemen yapmam gerekiyordu / yapmak zorunda idim.


Örneklerde görüldüğü gibi have to her tense’de ve genellikle başkalarından, kanunlardan, geleneklerimizden gelen ve yapmaktan kaçınamayacağımız bir işi yapmak için kullanılır. Must ile aynı anlamdadır. Past, future ve conditional durumlarda must yerine kullanılır.


Simple present ve simple past tense ’de soru ve olumsuz biçimleri uygunluğuna göre do, does ya da did ile yapılır.

Örneğin:

- I (you, we, and they) have to do it.

- I (you, we, and they) don’t have to do it.

- Do I (you, we, and they) have to do it?

- He / she has to do it.

- He / she doesn’t have to do it.

- Does he / she have to do it?

- I (you, he, etc.) had to do it.

- I (you, he, etc.) didn’t have to do it.

- Did I (you, he, etc.) have to do it?


2- Expresses absence of necessity referring to the past with "didn’t have to" (Geçmişteki bir zorunda olmayış)


- I didn’t have to go to the barber to have a shave because I had an electric razor.
- Traş olmak için berbere gitmeme gerek yoktu, çünkü traş makinem vardı.


3- Lack of necessity (Zorunda olmama)


- You don’t have to go there if you don’t want to.

- Eğer istemiyorsan oraya gitmek zorunda değilsin.


- I finished all of my homework this afternoon. So I don’t have to study tonight.
- Bu öğleden sonra bütün ev ödevlerimi bitirdim.Bundan dolayı bu akşam ders çalışmak zorunda değilim.

- Tomorrow is a holiday. Therefore Mary doesn’t have to go to class.
- Yarın tatil. Mary. Bu yüzden Mary okula gitmek zorunda değil.


Don’t / doesn’t have to” herhangi bir şeyin ihtiyacının yada zorunluluğunun olmaması fikrini ifade eder.