İngilizce Acil Yardım Edebiyat Üzerine Genel

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

 Maruf Öztoprak
 Vaveyla-i Firak

 Yazıları / Şiirleri

  Mustafa Acar
  Hayata Dair

  Yazıları / Şiirleri

  Mustad'af
  Aykırı Düşünceler

  Şiirleri

  Sadık Albayrak
  Gelişim Durağı

  Kişisel Gelişim Yazıları

  Umut Çetinkaya

  Şiirleri


  Eyüp Sabri

  Yazıları


  Mehmet Kütükçüoğlu
  Toza Sor

  Şiirleri

  Caner Ertan
  Dardır Cennetin Sokakları

  Şiirleri



File: 051. Might (Modals)
Description: Might'ın Modal olarak kullanımı
Author: Muyar
Date: 2007-04-01 18:01
Comments: (0)
Ratings:
Untitled Document

MIGHT



Might” hakkında genel bilgi “May” bölümünde verilmişti. Bundan dolayı “might” ile ilgili örneklere bir göz atalım:


1- Permission referring to the past (as the past of MAY) ("May"in Past hali olarak geçmişte izin verme ya da isteme):

- Our teacher told us we might go out when the bell rang.
- Öğretmenimiz zil çaldığında dışarı çıkabileceğimizi söyledi.


2- Wishes referring to the past (Dilek bildirir):

- I hoped you might pass your class.
- Sınıfını geçmeni dilemiştim.


3- Doubt and weak possibility referring to the future (Şüphe ya da zayıf ihtimal bildirir):

- You might miss the train because you are a little late. (There is more doubt.)
- Biraz geciktiğin için treni kaçırabilirsin.


- I might come again.
- Yine gelebilirim ( ama belki de gelmeyebilirim.)


4- Purpose (Amaç bildirir):

- He attended an English course in order that he might learn English well.
- İngilizceyi iyice öğrenebilmek için İngilizce kurslarına devam etti.


5- More polite request for permission (very formal and uncommon) (Çok kibar istek belirtme ya da izin isteme ya da verme):

- Might I read your newspaper?
- Gazetenizi okuyabilir miyim?


6- Expresses doubtful or unfulfilled past with might have + past participle (Şüpheli ya da geçmişte gerçekleşmemiş eylemler):

- He didn’t come to school yesterday. He might have been ill. (But I am not sure.)
- Dün okula gelmedi. Herhalde hastadır / hasta olmuş olabilir. (Fakat emin değilim.)


- You might have hurt him, but you didn’t.
- Onu incitebilirdin / yaralayabilirdin.


- They might have come by bus.
- Otobüsle gelebilirlerdi.