İngilizce Acil Yardım Edebiyat Üzerine Genel

SİZİN GÖNDERDİKLERİNİZ

 Maruf Öztoprak
 Vaveyla-i Firak

 Yazıları / Şiirleri

  Mustafa Acar
  Hayata Dair

  Yazıları / Şiirleri

  Mustad'af
  Aykırı Düşünceler

  Şiirleri

  Sadık Albayrak
  Gelişim Durağı

  Kişisel Gelişim Yazıları

  Umut Çetinkaya

  Şiirleri


  Eyüp Sabri

  Yazıları


  Mehmet Kütükçüoğlu
  Toza Sor

  Şiirleri

  Caner Ertan
  Dardır Cennetin Sokakları

  Şiirleri



File: 047. Should (Modals)
Description: Should'un modals olarak kullanımı
Author: Muyar
Date: 2007-04-01 17:32
Comments: (0)
Ratings:
Untitled Document

SHOULD


1- An escapable obligation or a duty: (Görevi yerine getirme konusunda tavsiye niteliğinde)

- You should do your homework in time.
- Ev ödevini zamanında yapmalısın.


2- Strong possibility, a logical deduction for present or future: (Kuvvetli beklenti)

- She has attended an English course. She should be good at English now.
- İngilizce kursuna devam etti. Şimdi İngilizcesinin iyi olması gerekir.


3- An action that will be of advantage to the doer: (Yapan kişi için avantaj sağlayan durumları tavsiye için)

- She should take some notes during the lesson.
- Derste bazı notlar almalısın / not alman iyi olur.


4- In questions with ‘ I ’ and ‘ We ’ asking for agreement or advice: (Öneri, müsade)

- It is very hot. Should I open the windows?
- Hava çok sıcak. Pencereleri açayım mı?


5- Expresses an unfulfilled expectation or obligation with should have + past participle: (Yerine getirilmemiş beklenti yada zorunluluk ifadesi için)

- He should have come to the meeting. (But he didn’t)
- Toplantıya gelmesi gerekirdi / gelmeliydi. ( Fakat gelmedi )


- You shouldn’t have believed him. (But you believed)
- Ona inanmamalıydın. (Fakat inandın)


6- Description with Should + see-hear-taste: (Tanımlamalar)

- You should see his eyes. They are your favorite color.
- Onun gözlerine bakmalısın. Senin en sevdiğin göz rengi.


- You should see their wedding rings. They are beautiful.
- Onların nikâh yüzüklerine görmelisin. Çok güzeller.